Perşembe, Ekim 29
Perşembe, Nisan 30
campione imbattuto
Bir
eski zaman hikayesidir. Mahallenin güzel abilerinin kurup sahip çıktığı takım
amatör kümede oynar. Sahalar toprak, çoğunlukla çamurdur. Maçlara gitmek için
camları sık sık kırılan küçük bir minibüs kullanılır. Yakıt çoğu zaman dert,
maç sonu yemekleri ise ekmek arasıdır. Maçtan sonra duş imkanı bulunmaz. Yedek
forma götürülemediği için ikinci yarı ıslak formalarla oynanır. Maç başı ücretler, transfer taksitleri güzel
hayallerdir ama adı bile anılmaz. Belki ara sıra cep harçlığı verilir. Zaten kulübün esas amacı mahalle gençlerini
kötü alışkanlıklardan korumaktır.
Bir
senaryo başlangıcına benzeyen bu girişte anlatmaya çalıştıklarımın filmi
yapıldı. Hemde tam 15 yıl önce. Senaryosunu Önder Çakar’la birlikte yazdığı
hikayesini sinamaya uyarlayan Serdar Akar ‘Dar
Alanda Kısa Paslaşmalar’ adıyla Türk Sinema tarihinin en önemli futbol
filmini çekti. Serdar Akar’ın Esnafspor’un hikayesini anlattığı film 20. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde "En İyi
Türk Filmi Ödülü” almış olsada neticede bir kurgudur. Ben ise size gerçek
bir hikaye anlatacağım.
Ben size sessiz sedasız kümeye düşen
Lüleburgazspor’un hikayesini anlatacağım. Fareler gemiyi birer birer terk
ederken birkaç genç ile 10 ay çalışan Nihat Güder’in inancını anlatacağım.
Günümüz televizyon endüstirisi sayesinde haftasonu İngiltere Ligi’nden maç
izlemek yerine köy kasaba gezenlerin hikayesini anlatacağım.
Hikayeye geçtiğimiz yıldan başlamak isterdim
ancak hem neşenizi kaçırmak hemde yer israf etmek istemiyorum. Metin Açıkgöz’ün
başkan olduğu kongrenin kulübün elektirikleri kesik olduğu için taş tribünün
arkasında gün ışığından faydalanarak yapıldığını belirtmek yeterli olacaktır.
Kesin olarak söyleyebilirim ki Metin Açıkgöz Lüleburgazspor’u tarihinin en
karanlık günlerinde devralmıştır.
Allahın işine bakın ki 2003 yılında ilk kez
amatöre düşen camiaya sahip çıkan Dr. Metin Küçük’ün ardından 12 yıl sonra bir
başka Metin Lüleburgazspor’u
uçurumdan aldı.
Futbol takımları kümeye düşebilirler ama yarım
asırlık camialar hiçbirşey olmaz. Onlar günün birinde elbet geri döner.
Futbolseverler için bir kriter vardır; çabuk sayılan takım.
Şöyle ki bazı takımlar olur. Hafızalarda yer
edinir. Futbol konuşulan ortamlarda herkesin sempatiyle baktığı bu takımın
kadrosunu kime sorsanız çabuk çabuk sayar. İnternetten yardım almaz,
duraksamaz. Zira o takımı izlemiştir. Her maç için aklında bir hikaye barındırmıştır.
Metin – Ali – Feyyaz diye başlayan bir Beşiktaşlı hızlıca Rıza – Şifo – Ulvi –
Kadir diye devam eder. Örnekleri çoğaltmak kolaydır. Hakan’ın partneri Arif’tir
ve orta sahada Okan – Suat – Emre aradan 15 yıl geçse bile tazedir. Hangi ligde
oynarsa oynasın bir futbolseverin çabuk çabuk saydığı takım içine sindirdiği
takımdır. Sözün özü takım gibi takımdır.
İşte bizim takım antrenman yapmaya ağustos
ayında başladı. Lige 2 ay kala yaz sıcağında terlemeye başlayan bu takım öyle
bir takım oldu bahar geldiğinde 8 Kasım stadını tıka basa doldurdu.
Lig ekimde başladı. İlk maç için İstasyona
gittiğimizde içimiz biraz burkuldu. Gerçekten amatördeydik ve birbirimize
çaktırmamaya çalışssakta bu canımızı çok sıkıyordu. Lüleburgazspor Kırklareli Sanayispor’u 3-0
yendi. Nasıl bir sezon geçireceğine dair pırıltılar gösterdi ancak her şey o
kadar kolay değildi. Bir sonraki hafta Büyükkarıştıran ile 0 – 0 berabere kalan
bizim gençler ilk puan kaybını yaşadı.
Kaleci Vedat’ın 2 penaltı birden çıkardığı
maçta Pınarhisar’ı 2-1 yenen Lüleburgaz bir sonraki hafta Vize deplasmanında
yine kazanamadı. Çamur içinde oynanan bu müsabakayı izlemek için kale
arkasındaki yüksekçe bir tepeyi mesken tutan bizler ise nasıl bir sezon
geçireceğimize dair ufak ufak fikirler ediniyorduk. Zira kış bastırdıkça işler
zorlaştı. Deplasmanların çoğunda maç izleyecek tribün yoktu. Tribün ne kelime bazılarında
korner direği, kale filesi yoktu. Her fırsatta gençliğe önem verdiğini
söyleyenlerin amatör futbol sahalarına bir çivi bile çakmadığını bizde bu
vesile ile öğrendik. Kısmet böyleymiş.
Lüleburgazspor bir sonraki hafta Kırklareli
Kayaspor’u 26-0 yendi. Zayıf rakibi bu sonucun ardından ligden çekilme kararı
aldı ve sezon sonuna kadar tüm maçlarını 3-0 hükmen kaybetti.
Ligin başıydı ancak havaya girmiştik. Demirköy
deplasmanına oldukça kalabalık gittik. Tribünün gençleride bir yolunu bulup
gelmişlerdi. Saha çamurdu. Biz yine kale arkasında hakim bir tepede konuşlandık
ve 5 güzel gol izledik. 5-1
Kış amatör kümenin şartlarını zorlaştırsada
Lüleburgazspor durdurulamıyordu. Demirköy dönüşü kardeş Yıldırımspor’u 3-0
yenen yeşil kırmızılılar bir sonraki hafta 8 Kasım Stadyumu’nda şampiyonluk
yolundaki rakibi Evrenspor’a 4 kez
santra yaptırdı. Daha sonra sırasıyla Ahmetbey’i, Büyük Mandıra’yı,
Pehlivanköy’ü mağlup ederek ilk yarıyı 9 galibiyet 2 beraberlikle kapadı. Henüz
yenilmemişti ve hiç yenilmeyecekti.
İkinci yarının ilk maçı Kırklareli Sanayispor
deplasmanıydı ve çıkan olaylar nedeni ile yarım kaldı. Kaptan Berkan hastaneye
kaldırıldı. Ceyhun ve Vedat darp edildi. Federasyon lütfetti maçı hükmen 3-0
tescilledi. Lakin olaylar çıktığında biz zaten 3-0 öndeydik.
18 ocak günü ilk kez LYFA’da oynadık.
Geçtiğimiz hafta maça polis desteği istemekten aciz ASKF çözümü böyle bulmuştu.
Aslında fena olmadı Futbol Yıldızları Akademisi hem oynayanlar için hem
izleyenler için daha keyifliydi. Ancak maç çok zor geçti. Büyükkarıştıran
kapandıkça kapandı. İlk maçta 0 – 0 ile bir puanı kurtaran konuk ekip bu kezde
maçı 85. dakikaya kadar getirdi ancak Ergin hesapları bozdu. Babasının ve
tribünlerin meşhur Alman futbolcuya benzeterek ‘Reus’ dediği sarışın çocuk
şampiyonluk yolunda takımını bir adım daha ileriye taşıdı. 1-0
Lüleburgazspor liderliğini sürdürüyorsa da
maçlar giderek zorlaşmaya başladı. Haftalar ilerledikçe stres artıyor rakipler
yenilgisiz Lüleburgazspor’u yenmek için –haklı
olarak- canla başla çalışıyordu. Pınarhisar deplasmanında işler iyi
giderken savunmanın sigortası Deniz oyundan atıldı. 10 dakika içinde 3 gol
yiyen bizim gençler dağıldı. Pınarhisar seyircisi kalabalıktı ve hakemi
etkilemeyi başarmışlardı. İlk defa kaybedeceğimizi düşünürken bu kez sahneye
Uğur çıktı. 94 Dünya Kupasında Hagi’nin
Kolombiya’ya attığı gol gibi arka direğe yüksek kesti. Biraz rakip kaleci hata
yaptı, biraz rüzgar yardım etti falan derken 3 – 3. Gezegendeki herkes için
sıradan ancak sahan kenarında kaldırımda takımını destekleyen 100 kadar
Lüleburgazspor taraftarı için unutulmaz bir andı. Saf bir gol sevinciydi. Atan
16 yaşında bir çocuktu ve önce tellere doğru koştu. Gerilmiş sinirler boşaldı
teller yıkıldı, sahaya girmeye çalışanlar oldu. Dönüş yolunda yüzümüzdeki salakça
gülümsemeyi anlamak için Lüleburgazsporlu olmak gerekir. Yine yenilmemiştik.
Pınarhisar dönüşü Vize’yi 1-0, Demirköy’ü 5-0,
Yıldırımspor’u 4-1 yenen bizim gençler iyiden iyiye şampiyonluk havasına girdi.
Evrensekiz deplasmanı kupa ile aramızdaki son engeldi ve biz yine sahanın
kenarındaki kaldırımdaydık. Bu sefer her seferden daha kalabalık.
Rüzgar inanılmazdı, oynamaya imkan vermedi. Maçın
tatil olması bile gündeme geldi ancak hakemin kararı oynama yönündeydi. İki
takımında neredeyse bir tek isabetli şut atamadığı bu mücadele bir kör dövüşü
misali 0 – 0 bitti.
Lüleburgazspor artık şampiyondu. Ancak henüz 3
maç vardı ve namağlup ünvanını korumak istiyorsa ciddiyeti elden bırakmaya
gelmezdi. Bırakmadılar zaten. Ahmetbey Güvenspor’a 4,Büyük Mandıra’ya 3 gol
atan kardeşlerimiz artık muhteşem finale hazırdı.
Tribünün gençleri 2 gün 2 gece stadı
süslediler. Halktan, esnaftan, kendi cep harçlıklarından yüzlerce meşale satın
aldılar. Bezleri boyadılar, bayraklar astılar. Lüleburgazspor 20 yılı aşkın
süredir 2. Ligde hiç oynamadı. E peki yaşı 20 bile olmayan bunca
Lüleburgazsporlu çocuk nerden çıktı nasıl çıktı diye soracaksınız ? İnanın
bende bilmiyorum. Bildiğim tek şey hem onlarla hem sahadakilerle gurur duydum. Lüleburgazlıların
‘İçlerine
sinen’ bu takıma nasıl sahip çıktıklarını gördüm. Gurur duydum.
8 Kasım Stadı tarihi günlerinden birini
yaşıyordu. Sezon boyunca cep harçlığı namına tek bir lira almamış
Lüleburgazspor’un genç kadrosu binlerce insanın huzuruna ‘Namağlup’ ünvanı ile çıktı. Gerçek bir futbol takımı nasıl
antrenman yaparsa öyle yapmışlardı. 10 aydan fazladır bu anın hayali ile köy
köy gezmiş, çamur içinde futbol oynamış, hatta şiddete maruz kalmışlardı. Bugün
ise hem aileleri hem taraftarlar tribünde onlardan sezona yakışan bir final
oyunu bekliyordu. Öyle yaptılar. Rakiplerine oyuna tutunma şansı bile
vermediler. Tam 5 gol attılar.
Aslanlar gibi koştukları sezonun finalinde bir
ödeme aldılar mı bilmiyorum. Ancak elde ettikleri paradan çok daha fazlası.
Onlar geçtiğimiz sezon hocası, başkanı, futbolcuları tarafından teker teker terk edilmiş bir takımdan kalan
genç adamlardı. Çek yıldız Pavel Nedved
"Eğer bir takım küme düşerse
futbolcular gider, adamlar kalır" sözleri ile tanınır. İşte o adamlar
2015 nisanında Lüleburgazspor’u namağlup
şampiyon yaptılar.
Tarihe not düşülsün diye yazıyorum;
Lüleburgazspor 2014-2015 futbol sezonunda
tarihinde 2. Kez Süper Amatör Kümede mücadele etti.
22 maç oynadı. 18 galibiyet, 4 beraberlik aldı.
Hiç yenilmedi.
85 gol attığı sezonda 11 gol yiyerek 58 puanla
namağlup şampiyon oldu.
Ayağınıza sağlık gençler !
Çarşamba, Mart 25
Kapıya kilip vurulma aşamasından Namağlup Şampiyonluğa
48.yılında namağlup şampiyonluk,
50.yılında 3.ligde şampiyonluk,
55.yılında PTT 1.lig mücadelesi
Zor mu? Bence değil
Ama önce
Pazar günü Mandıra Adaspor'da şampiyonluğu alalım.
Herkes Maça
Bastonlular olarak
29 MART PAZAR günü
BÜYÜKMANDIRA'da olacağız.
50.yılında 3.ligde şampiyonluk,
55.yılında PTT 1.lig mücadelesi
Zor mu? Bence değil
Ama önce
Pazar günü Mandıra Adaspor'da şampiyonluğu alalım.
Herkes Maça
Bastonlular olarak
29 MART PAZAR günü
BÜYÜKMANDIRA'da olacağız.
Perşembe, Mart 5
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Namağlup Şampiyonluk
campione imbattuto
Bir eski zaman hikayesidir. Mahallenin güzel abilerinin kurup sahip çıktığı takım amatör kümede oynar. Sahalar toprak, çoğunlukla çamurdu...

-
Rakip ezeli rakip Keşanspor, bu sene Bölgesel Amatör Lig'e yeni çıktılar. Geçmişte çok kez Profesyonel Liglerde karşılaşmışlığımız v...
-
Kuşkusuz Dünyanın en çok ilgi çeken maçlarından birisine, derbisine sahne olacak Dünyamız. Bütün Dünyanın ilgi odağı olan rekabetin aslı ne ...