hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Eylül 20

Futbol nedir?


Evet futbol nedir? Biz erkekler futbolun en ince detayına kadar söyleyeceğimiz bir çok şey bulabilirz.
Ya bayanlar için nedir futbol?

"Eski bir dostla karşılaşmanın mutluluğuyla sohbet ederken bu siteyle karşılaştım ve dedim bende yazabilirim.Hep yazmak istediğim bir konu şimdi bu:Futbola kadınların bakışı nedir?
Öncesinde ben neden futbolu severim ordan başlamalıyım.Babam Fenerbahçeli ama öyle fanatiklerden değildir,annemde tam aksi koyu bir Galatasaray taraftarıdır.Ben daha çocukken annemin tarafına geçtim doğru yoldayım ama babam hala Fenerbahçeli ve yaptığı hatadan hala dönmüyor.Ama hala daha fanatik değil…Sonuç olarak durum böyle..


Yazıya neden kadınlar sevmezler oradan başlamalıyım.Çünkü biz kadınlara göre Seda Sayan’ın programında giyeceği pembe tuvalet,Ayşe Tüter’in Çerkez tavuğunu nasıl pişireceği,Ferhunde’nin Ali Rıza bey’in ailesine daha nasıl kötülükler yapabileceği daha önemlidir.Ya da hiçbir şey yapamazsak illa konuşabilecek bir konumuz vardır bizim.
Biz futbola sizin baktığınız stratejik bir oyun gözüyle bakamayız.Bize göre futbol 22 adamın bir topun peşinde koştuğu koca bir SAÇMALIKTIR.
Futbol bir rekabet oyunu,erkeklerin fiziksel,akılsal güçlerini kullanarak kim daha iyi,kim daha güçlü yarışı mıdır?Böyle dersem çok mu acımasız olurum?Her sene milyonlarca dolar para harcanarak gerçekleştirilen transferler,dudak uçurtan rakamlar,dünyaca önemli yıldızları takımlara getirme gayreti bu kadarda kolay açıklanmamalı eğer bu kadar basite alırsam yanlış olabilir.Zaten bende bu kadar basit olduğunu düşünmüyorum diğer hemcinslerim gibi...
2010 Dünya kupası:birçok yıldızı bir takım oyununda izlemek inanılmaz bir duyguydu.Tabiki gönül isterdi ki kendi milli takımımızda dahil olsa,Güney Kore’de yaşattığı mutluluğu tekrardan yaşatsın ama olmadı.Umuyorum 2012 Avrupa Şampiyonası’nda adımızdan söz ettirecek kadar iyi bir takım olabiliriz.

Bir takımda başarıyı sağlamak sanırım çok istemekle ve bir takım olduğuna inanmakla alakalı.Takım ruhu bunun adı eğer bir takım buna sahipse herkes birbiriyle kenetlenmişse bir sürü başarı elde edilebilir.Böyle bir durumda başarı kaçınılmaz oluyor tabi bazende şansın yanımızda olması gerekir yada Ahtapot Paul gibi bir kahine ihtiyacımız vardır. Bu sene Almanya’nın kazanmasını gerçekten istedim ama Paul istemedi.Mesut Özil transferi benim haklı olduğumu kendime ispatladı en azından.

Bayanların futbolu sevmesi erkeklere ne kadar cazip geliyor bilmiyorum ama hoşlarına gittiğini düşünüyorum .Çünkü maç saatinde başlarında dırdır eden bir eşleri yoktur. Kadın dırdırının ne menem bir şey olduğunu biliyorum bazen ben bile katlanamam.

Ama düşünü eğer maç bir erkek arkadaşla izleniyor ve kız bir anda sahadaki 22 adamdan birinin ne kadar yakışıklı olduğundan söz etmeye başlarsa neler olabilir?? Ben bu duruma futbola kadınsal içgüdülerin karışması diyorum. İster istemez bazı zamanlarda yapıyoruz. Kendimden pay biçersem Misimoviç transferi çok yerinde olmuş :))
Hemcinslerimin birçoğu için haftasonu tatili eşleriyle,sevgilileriyle beraber zaman geçirmek için eşsiz bir fırsat ama beyler sizin için adrenalin,heyecan ve tutku anlamında çoğu zaman. Futbol izlemekten keyif alıyorsunuz ve sanki izlerken sahadaki adam sizsiniz.Seyrederken kendinizden geçip bir küfür savurabiliyorsunuz çoğu zaman. Ben bundan rahatsız oluyorum futboldan rahatsız olduğum bir şey daha var: Şiddet,tribün terörü nedendir,neden oluyor diye bir düşünmekte fayda var diyorum,Sırf kaybetmekten dolayı neden zarar verilir ki bazen bir arkadaşa bazen oturduğun sandalyeye???

Şimdi artık bitirme zamanı yazımı.Konu ne kadar bütünlük içindedir bilmiyorum ama bunlar benim düşüncelerim,Seviyorum futbol izlemeyi,Galatasaray'ı :))

çok keyifli bir futbol oynamadı şimdiye kadar ama benim hala umudum var bu sezon için."

özi

20.09.2010



Özi arkadaşıma çok teşekkür ediyorum

Pazartesi, Mart 22

1943 - 2010


"Spor; dostluk, barış ve kardeşliktir" söyleminin en canlı örneğiydi o.
Güle güle Büyük Başkan.Nur içinde yat

Çarşamba, Ocak 20

20 Ocak 1989








20 Ocak 1989
Yaşı müsait olanlar hatırlar elbette. 1980’li yıllar demek biraz da Samsunspor demekti. Hasbi Menteşoğlu’nun başkanlığını yaptığı Kırmızı-Beyazlılar, Tanju Çolak, Fatih Uraz, Savaş Demiral, Rıfat Benli, Orhan Kapucu, Muzaffer Badalıoğlu gibi üst düzey futbolcularla Türkiye Liginde fırtına gibi esiyordu. Öyle ki 1985-86 ve 86-87 sezonlarını 3. , 87-88 sezonunu ise 4. sırada bitirmişlerdi. Bu yıllar arasında F.Bahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor'a karşı çarpıcı sonuçlar almışlardı. Buna göre F.Bahçe ile oynadığı 10 resmi maçta yalnızca 1 yenilgiye uğrarken ilk 6 maçtan 5'ini kazanmış ve kalesinde gol bile görmemiştir. Toplamda 14 gol atıp, 4 gol yemiştir. Aynı süreçte Beşiktaş ile oynadığı 7 maçı da kaybetmemiş, Trabzonspor'a ise yalnızca bir kez mağlup olmuştur. İki defa gol kralı çıkarmış ve dört futbolcusunu da sürekli olarak milli takıma göndermiştir. Ancak bu altın dönem hazin bir hadise ile son bulmuştur. 20 ocak 1989 günü Samsunspor kafilesini taşıyan otobüs 2. devrenin ilk maçı olan Malatyaspor deplasmanı için yola çıkmıştı. O günü hatırlayan herkes aynı şeyi söyler size; hava kapkara idi…

Havza ilçesi yakınlarında bir kamyonla çarpışan Samsunspor otobüsünde bir can pazarı yaşanır. Diyarbakır deplasmanına giden Çarşambaspor kafilesi yetişir ilk olarak. Sonra da ambulanslar gelir. İki aracın şoförü, teknik direktör Nuri Asan ve futbolculardan Mete Adanır ve Muzaffer Badalıoğlu olay yerinde kaybederler hayatlarını. Aylarca komada kalan Yugoslav futbolcu Tomiç de daha sonra eklenir bu acı tabloya. Dağ gibi adamlar yaralanmışlar, yollara savrulmuşlardır…

Ve kara haber ulaşır Samsun’a. Herkesin evinde bir cenaze varmış gibidir; şehirde ağlanmayan ev yoktur. Devlet Hastanesinin önü mahşer yeridir. Üstelik sadece Samsun’da değil, futbola ilgi duyulan her yerde gözyaşları dökülüyordur Samsunspor’lular için. Türkiye böyle bir kazayı daha evvel hiç yaşamamıştır!

Kaza sonrasında dönemin hükümeti Samsunspor’a 3 milyar lira civarında bir yardımda bulundu. Ülke genelinde bir yardım kampanyası düzenlendi. Takımın Birinci Ligde kalma hakkı mahfuz tutuldu lakin ligde ikinci devre çıkamadığı 17 maçında 3-0 hükmen yenik sayılması kararlaştırıldı. Böylece Samsunspor aslında uğramadığı 17 mağlubiyete uğrarken, hiç yemediği 51 golü de kalesinde görmüş oldu. Diğer bir ifadeyle 1988-89 sezonunu 103 golle şampiyon bitiren F.Bahçe aslında 100 gol atmış oluyordu. Üstelik İstanbul’daki ilk maç 0-0 bitmişti. Yani Fener’in şansı yine tutmamıştı Samsunspor’a. Gelir getirmesi için bir kaset çıkarıldı. En nihayetinde takım ertesi sezon küme düştü; sonra çıktı; düştü; çıktı ve 1993’ten 2006’ya kadar Süper Ligin üst düzey takımlarından birisi olurken; Türk futboluna da nice isim kazandırdı. Ancak hiçbir dönem 1985-88 arasındaki şampiyonluk adayı Samsunspor gibi olamadı. O takım 22 hafta lider kalmayı başarmış, az kalsın 5. şampiyonluğu alacak bir takımdı.
20 Ocak 1989 günü o otobüste yer alan bazı isimler:

Kaza sonrasında hayatını kaybedenler oldu elbette. Ancak işin bir de pek dikkat edilmeyen bir başka yönü daha vardı. İstikbal vaad eden oyuncular ya da zaten belli bir seviyenin üzerinde olan oyuncular kaza sonrası taşıdıkları izlerden dolayı bir düşüş yaşadılar. Örneğin Ümit milli takımın çok kuvvetli bir golcüsü olan Mustafa Sinecek kariyerini 2. Lig takımlarında sürdürmek zorunda kaldı. Keza ileride çok iyi bir santrafor olması beklenen genç Yüksel de 2. Lig takımlarında oynayıp bıraktı futbolu.

Teknik Direktör: Nuri Asan (Vefat etti)

Futbolcu: Muzaffer Badalıoğlu (Vefat etti)

Futbolcu: Mete Adanır (Vefat etti)

Futbolcu: Zoran Tomiç (Vefat etti)

Otobüs Şoförü: Asım Özkan (Vefat etti)

Menajer: Yüksel Özan (Yaralandı; 2006 yılında vefat etti.)

Futbolcu: Erol Dinler (Yaralandı, malulen emekli, Kemer’de; turizm sektöründe.)

Futbolcu: Emin Kar (Yaralandı, malulen emekli, Samsun’da yaşıyor.)

Futbolcu: Fatih Uraz ( Yaralandı, futbola devam etti; Zaman Gazetesi yazarı)

Futbolcu: Şanver Göymen (Yaralandı, futbola devam, İzmir’de yaşıyor; Altay’da oynarken Milli Takıma kadar yükselip Euro’96 kadrosunda yer aldı.)

Futbolcu: Kasım Çıkla (Yaralandı, futbola devam etti.)

Futbolcu: Ercan Kol ( Yaralandı, futbola devam edip Samsunspor’da bıraktı.)

Futbolcu: Mustafa Sinecek ( Yaralandı, futbola devam etti, Samsun’da altyapı hocası.)

Futbolcu: Yüksel Öğüten (Yaralandı, bir müddet daha futbol oynayıp bıraktı. )

Futbolcu: Futbolcu: Burhaneddin Beadini ( Yaralandı, futbola devam etti ve şu an Eskişehir’de.)

Futbolcu: Nasır Beadini ( Yaralandı, ancak birkaç sene sonra bir başka trafik kazasında hayatını kaybetti.)

Futbolcu: Hakkı Bayrak ( Yaralandı, futbola devam etti, Samsunspor’da antrenörlük yaptı.)

Malzemeci: Halil Albayrak (Yaralandı, malulen emekli)
(...)
devamı burada

Perşembe, Aralık 31

Mutlu yıllar



1 senedir beklediğimiz yeni yıl 6-7 saat sonra gelecek.:)
Bu gelen senenin herkese mutluluğun en fazlasını,keder ve sıkıntının en azını getirmesi dileğiyle.

Pazartesi, Kasım 16

Güle Güle EL SANTO


Şaraçoğlu Stadı'nda Fenerbahçe'ye attığı golden sonra yaptığı bu şov ile tanıdık bu adamı.Ankaraspor ve Ankaragücü'nde de top koşturan De Nigris bu sezon Yunanistan'ın Larissa takımına transfer olmuştu.Oynadığı süre içiersinde ligimize yeni renkler kattı.
Duyduk ki kalbine yenik düşmüş.
GÜLE GÜLE Antonio De Nigris...

Perşembe, Kasım 12

Kısa Kısa.. vol:2


* Atam İZ'indeyiz.
* 10 Kasım. 09:05.Saygıyla anıyoruz.
* Yas günü değil ama düğün bayramda değil.
* Süper Lig yok, Şampiyonlar Ligi yok, Avrupa Ligi yok o zaman Yaşasın Devler Ligi.
* Oktay ve Sergen'i devler liginde seyrettim.Sergen bu haliyle Beşiktaş'ta çok rahat top oynar.Oktay'da Nobre'den 10 gömlek üstün.
* Fenerbahçe iyi dinlendi değil mi başkan.
* Derbiye Bünyamin Gezer, Kuddusi Müftüoğlu veya Bülent Yıldırım'dan birini bekliyorum.Sadece bir tahmin.
* Adnan Polat yine derbi öncesi konuştu."Beraberlik veya Beşiktaş" demiş, bir de YD ile Papermoon'da hatıra yemeği.
* Büyük Mustafa, "ligin ilk yarısını zirvede bitirebiliriz" demiş.Yok devenin hörgücü..
* Ankaragücü'nde neler oluyor.Hikmet Karaman'ı istemediğinizi böyle tesis kapatmakla mı belli ediyorsunuz.Babanın kulübümü diyeceğim evet kulübü.
* Robert Enke intihar etti. Üzüldüm.
* Süreyya Ayhan Kop'tu..Güle güle, kocanla "ömür boyu" mutluluklar.
* Real Madrid : İspanya'nın Fenerbahçe'si Alcorcon : İspanya'nın Lüleburgazspor'u.
* FM 2010 yükledik ve başladık kariyere, inşallah Lüleburgazspor ile Turkcell Süper Lig'e.




Fanatik Gazetesi 10 Kasım 2009 tarihli ön sayfası.Nefis olmuş.
Bu arada gözüme ilişti o Lig Tv muhabirinin ne işi var orda röportaj mı acep.

Perşembe, Eylül 24

El salla el salla Kazım Abi el salla



Kansere verdiği mücadeleden tam galip çıktı derken zatüree ye yakalanan ve bu sebepten dolayı vefat eden Beşiktaş'ın cesur yürekli yazarı ve acımasız eleştirmeni Kazım Kanat'ın bugün 1. ölüm yıldönümü.

Aurelio'nun Türk statüsüne geçtiğinde ettiğin lafları, Ahmet Çakar ile didişmenı, Futbolculara isim ve soyisimleriyle beraber söylemeni, değişik stratejiler icat etmeni, ipin ucunu kaçırıp "daha neler" dedirtmeni   özledik be abi 

Nur içinde yat Cesur Yürek Kazım Abi.

Son yazısı burada

Çarşamba, Eylül 9

09.09.09


Tarih çok ilginç bir tarih herkes bu tarihte evlenmek istiyor, aşkını itiraf ediyor, kimbilir belki aylar öncesinde bebeklerinin doğum tarihi bu tarih olsun diye uğraşanlar bile var.Ama bugün Türkiye tarihte hayatlarının en kötü gününü yaşıyorlar.

Sel baskınında şuana kadar 32 vatandaşımızın öldüğünü söylüyor Uğur Dündar ama kaybolanlar da varmış.İnşallah kaybolanlar sağ salim bulunur da bu sayı artmaz.

 Siirt’in Eruh İlçesi’ndeki Çırav Dağı’nda güvenlik güçleriyle teröristler arasında çıkan çatışmada 7 asker şehit oldu, 2 asker yaralandı, 6 PKK’lı öldürüldü.

Van'ın Başkale İlçesi'nde PKK'lı teröristlerin araziye döşediği mayın infilak etmesi sonucu Astsubay Fatih Aydoğan şehit oldu, 1 üsteğmen, 2 uzman çavuş ve 5 er yaralandı.

Çok acı bir gün hepimiz için 

Bu akşam Türki Milli  Basketbol ve Futbol Takımlarımız önemli maçlara çıkacaklar.Giden geri gelmez ama en azında bozulan morallerimiz bir nebze de olsun düzelir.

Ölen vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet kalanlara başsağlığı diliyorum

Cuma, Eylül 4

Efsane Geri Döndü !!!

Türkiye'de çalıştırdığı takım sayısını kendisi bile unutan Yılmaz Vural Kaşımpaşa'da
Çok özlemiştik seni

Namağlup Şampiyonluk

campione imbattuto

Bir eski zaman hikayesidir. Mahallenin güzel abilerinin kurup sahip çıktığı takım amatör kümede oynar. Sahalar toprak, çoğunlukla çamurdu...