Lüleburgazspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Lüleburgazspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Eylül 21

2024-2025 Kırklareli Süper Amatör Ligi

       Kırklareli Süper Amatör Ligi'nde 2024-2025 sezonu 20 Ekimde başlıyor. İlk hafta da deplasmanda Vizespor ile oynayacak olan Lüleburgazspor, 3. hafta bir diğer Lüleburgaz takımı İstasyonspor ile deplasmanda, 10 hafta Babaeskispor ile yine deplasmanda oynayacak.

    Lüleburgazspor Başkanı Kenan ÜRÜN'ün takıma sahip çıkmasıyla bu sene şampiyon olarak BAL'a çıkmak isteyen takım yine bende bir ümit doğdu ve bu sene takip edebildiğim kadar maçları takip edip sizlerle paylaşacağım.




kaynak: amatörfutbol.org

Cumartesi, Ekim 21

4.hafta

Rakip nispeten bizden daha güçsüz durumda olan Yalova temsilcisi Kadıköyspor.
3 puanı alalım nefes alalım.
 Hadi yarın herkes 8 Kasım Arena'ya

Pazar, Eylül 3



           Türkiye Futbol Federasyonu'nun 2010-2011 sezonundan itibaren uygulamaya koyduğu yarı profesyonel lig kabul edilen ve profesyonel liglere geçiş aşamasında takımların daha mücadeleci ve yarışmacı olmayı amaçlayan Bölgesel Amatör Lig ile 50 yıllık takımımız ilk defa 2012-2013 yılında tanıştı
           2010-2011 yılındaki Ünyespor maçından sonra paraşütsüz düşüşe geçen Lüleburgazspor bir sonraki sezon profesyonel liglere veda etti.
           BAL'daki ilk yılında 37 puan ile 6.sırada yer alan takımımız, 1 paun farkla Babaeskispor'un önünde lige kalmayı başardı. Ne yazık ki 1 sezon sonra maddi yetersizlikler nedeniyle grubu son sırada tamamlayıp ligden düştük.
           2014-2015 sezonunda Nihat GÜDER ile Şampiyonluğa ulaşan Lüleburgazspor, o sene BAL liginde son hafatki maçların neticesinde tekrar Süper Amatör Lige düştü, Asansör takım hüviyetinden kurtulamadı.
          Geçen sezon Mustafa GÖNÜLALAN ve Hasim GÜNDÜZ ile çok iyi bir sezon çıkararak Babaeskispor'un 1 puan önünde Süper Amatör Ligi Şampiyonu oldular.
          Bu sene yani 50.yılında Bölgesel Amatör Ligini iyi bir yerde bitirmek için transfer çalışmaları yapıldığını görmekteyiz.
          Umarım 6 yıllık özlem sona erer ve tekrar profesyonel liglerde boy gösteririz.

          Kazasız belasız bir yarış olsun kazanan Trakya Ateşi Lüleburgazspor olsun.


altmışyedi deee


Salı, Kasım 8


Kırklareli'nin iki ilçesinin mücadelesinde gülen tarafın tabiki Lüleburgazspor olmasını temenni ediyorum.

Not : Son maçlarda Babaeskspor'un üstünlüğü göze çarpıyor.

Salı, Ekim 18


Beklenmeyen bir puan kaybı telafisi mümkün bir skor bu sene namağlup şampiyonuz.
Kimsenin şüphesi olmasın

Cuma, Ekim 14


Lüleburgazspor, deplasmanda belki de Türkiye'nin en küçük ilçesi olan Serhat Kofçaz ile oynayacak. Galibiyeti gol yemeden alırız diye düşünüyorum.

Çarşamba, Ekim 5

Pehlivanköyspor 0-4 LÜLEBURGAZSPOR

Vira Bismillah dedik ilk maçımızı farklı kazandık.
Tahminen namağlup olarak ligi şampiyon oluruz.

Goller :  3 gol Yasin Tunca ve Berke

Pazar, Temmuz 3

Vizyon Misyon

Yılarca bir şekilde bu takımın peşinden gitmiş, bir şekilde ayrı düşmüş bir kardeşiniz, bir arkadaşınız olarak söylemek istediklerim var.

Lüleburgazspor bir tarihtir. Tarihte nice başarıları göğüslemiş bu kulübü Yıldırımspor gibi bir takımla birleştirmek (küçümsemek için söylemiyorum) en hafif tabir ile insafsızlıktır. Lüleburgazspor'a rakip olabilecek kulüpler bellidir. Yıldırımspor'a da... Yıldırımspor'un dengi Kentspor, Celaliyespor vs takımlardır. Lüleburgaz ilçesini profesyonel liglerde temsil edecek kulüp hiç bir şekilde Yıldırımspor değildir, olmamalıdır. Bu nedenle Lüleburgazspor ve Yıldırımspor'un birleşmesini bırakın; Lüleburgazspor'un, Yıldırımspor'un yarışma hakkını almaya çalışması dahi abesle iştigaldir.

Sayın Şenol TURAN ile ilgili bilgim kentimizde siyasi bir partinin önemli bir ismi olduğundan ibarettir. Gerek kentimizde gerekse civar vilayet ve ilçelerde önemli bir dost çevresi olduğu kanısındayım. Doğal olarak bu birleşme için harcanacak enerjinin halihazırda var olan ve tüm Türkiye tarafından tanınan Lüleburgazsporumuza proje üretmek için harcanması gerektiği kanısındayım.

Herkes farkındadır ki Lüleburgazspor’da yapılması gerekenler, bu ülkede bir çok kulüp tarafından gerçekleştirilmiştir. En güncel örneği ise Altınordudur, Bucaspordur. Her yaş grubunda çeşitli başarılar elde etmiş bir jenerasyon da yakalamışken bu takımların yaptığı atılımı, profesyonel (üniversiteden antrenör olarak mezun olmuş) altyapı ekibi kurularak yapılmalıdır. Oyuncular profesyonel futbola minimum kayıpla adapte edilmelidir.

Geçmiş yönetimlerin, kambur olarak yüklediği ve kulübün belini büken tüm borçlar iyi bir yapılanmayla aşılabilir. Lüleburgaz halkı ve Lüleburgazspor taraftarları bu yapılanmayı gerçekleştirdiğiniz takdirde sizi anlayacak ve sabır gösterecek kalibrededir. Çünkü sizler gerek siyasi çevreniz gerekse de Lüleburgaz ve çevresindeki  itibarınız vesilesiyle bu atılımı gerçekleştirebilecek bir yöneticisiniz. Altyapılardaki jenerasyonun altın değerinde olduğunu, bu kulübü orta vadede düzlüğe çıkarabilecek kapasiteye sahip olduğunu bilin ve bunu dikkate alarak adımlarınızı hesaplayın.



Saygılar.

Cumartesi, Haziran 25

Lüleburgazspor'da 50.yıl coşkusu

  
  
    50 yıl önce iki ezeli rakibin Yeşilovaspor ve Adaletspor'un birleşmesi ve Yeşilova'nın yeşili, Adalet'in kırmızısyla oluşan bir Lüleburgaz'da yarım asır olmanın dayanılmaz sevincini kutluyoruz.
    Daha önceleri babam beni omuzlarında yada bisikletinin ön tarafına yaptırdığı tahta koltuğa oturtup maçlara götürürdü ama Lüleburgazspor ile ilk gönül bağım 14 Mayıs 1995 tarihinde o zaman ki ismiyle Lüleburgaz Şehir Stadı’nda Keşanspor maçıydı. Sahaya yeşil kırmızı sis bombası altında çıktı Sabrili, Zekili, Vahitli, Kral Tanerli kadro…
    
    Hafıza tazelemesi için TFF sitesinden de yardım aldım biz o maça kadar ligi Eyüpspor’un ardından ikinci sıradaydık. Yensek dahi Eyüpspor’un Tepecik maçında galip gelmemesi gerekiyordu. Biz golleri attık Eyüpspor maçından haber bekliyoruz. Tabi yıl 1995 cep telefonu yeni yeni piyasaya çıkmış herkeste yok, Kapalıdayız arka taraflardan bir ses ; “Eyüüpp Maağluup”
    
    Stad tam bir bayram havası şampiyonluk coşkusu önümde benim yaşlarımda bir çocuk yeşil kırmızı bayrak sallıyor. Biz bir yandan maçı izliyoruz bir yandan da Eyüp maçından gelecek sonucu bekliyorduk. Maçın sonlarına doğru herkes o yana doğru bakıyor ve bir ses daha ; “Eyüpp attı beraberee”Bu sonuçla yine şampiyon bizdik o anda maç bitmiyor uzadıkça uzuyor sonradan öğrendiğimizde Tepecik-Eyüp maçında kavgalar çıkıyor maç uzadıkça uzuyormuş. Belli bir süre statta kaldık ama ne kadar bilmiyorum.
    
    Ve beklene sonuç geldi Eyüp maçı bitmişti Şampiyonduk!! Stad karnaval yeri olmuştu, Çarşı sokak her yerde herkes şampiyonluğu kutluyordu.Ben bu maçtan sonra Lüleburgazspor benim hayatımın bir yerinde hep oldu. 103 gol yediğimiz sene tribündeydim 6-7-8 leri gördüm, Tekidağ'a yenildik küme düştük onu gördüm, Balıkesirspor’a yenilip finalde 3.ligden döndüğümüzü gördüm, 1 sene sonra finallerde bu sefer Muşspor’u yenip 3.lige çıktığımızı gördüm 2009’da 3.lige terfi maçlarında Play-off grubunda Göztepe ile oynadığımızı gördüm, 2011 yılında Ankara’da finalde Ünyespor’a yenildiğimizi gördüm.
    
     Benden öncesi Beşiktaş ve Fenerbahçe’yi aynı sene de aynı turnuvada elediğini görmüş, Yunanistan’da ilk Türk takımın gece maçında oynayan veya izleyenler var.
    Yıl 2012 biz bu takımı gittik Babaeski’de Kırklareli’nde destekledik. Küme düştü yine destekledik, İstasyonda oynayacaksınız dediler yine gittik destekledik, 2015yılında  Pınarhisar, Pehlivanköy, Evrensekiz, Mandıra, Vize hatta Demirköy’e kadar gittik. Kırklareli’nde futbolcumuza taşlı sopalı saldırdıklarında biz ordaydık.Namağlup şampiyon olduk meşalelerle, pankartlarla ordaydık
     
    Yani işin özü  1967 yılında kurulan bu kadar başarısı olan bir kulübü, Lüleburgaz’ın güzel mahallesinin güzel takımı oluyor.. Hemde bu kulüp 50.yılını kutlayacakken.
     Ne diyelim Başkanlar anlaşmış takımlar oluşmuş bize bir şey demek düşmez.
     
     Benim babamdan dedemden gördüğüm Lüleburgazspor; 1967 yılında kurulan Lüleburgazspor’dur. İsminde 1967 olan değildir.

     
     Saygılarımla

Pazartesi, Nisan 18

SAL'ladılar bizi...



     2013-2014 sezonu sonunda düştüğümüzde belki dibi gördük bundan sonra yükselişimiz hep sürer umuduyla Kırklareli Süper Amatör Ligi namağlup lider bitirip tekrar Bölgesel Amatör Lige yükseldik.
     Kadromuz çok genç, tecrübesiz falan filan derken ligin dibine demir attık, Babaeski ve Arnavutköy takımları da kötü gittiğinden düşme kalma son haftaya kadar uzadı.
     Lig başında Başkanlık seçiminde kongreydim, istekli arzulu bir başkanımız olduğunu gördük, Takımla yatıp, takımla kalktığını gördük, saygılar sunuyorum kendisine.
     Borçlarla uğraşıyoruz, transfer yapamıyoruz alınan genç kardeşlerim iyi niyetle mücadelesini sürdürdüler, teknik direktörlük işi menejerlik oyunu olmadığı için bir bocalama ve dibe vuruş dönemi geçirdik ligin ikinci yarısının ilk maçında Nihat Güder takıma getirildi ve Babaeskispor maçı galibiyetiyle umutlar yeşerdi fakat bu süreçte takımın devamlı mağlubiyet alması ve Arnavutköy'ün bir kıpırdanma dönemine girmesi bizim şanşımızı biraz daha zora soktu.
     Son 2-3 hafta Arnavutköy ile oynayan rakipler devamlı bize çalıştı işte orada alacağımız 1-2 seri galibiyet bizi o cehennemden uzaklaştırabilirdi olmadı düştük tekrar Kırklareli Süper Amatör Ligdeyiz.
     Kırklareli SAL'da Şampiyon olan Vizespor Babaeski'nin düşmesiyle BAL'a yükselmişti, Bizim yerimize Lüleburgaz Yıldırımspor BAL'a yükselen ikinci takım oldu. Yıldırımspor'a başarılar dilerim.
  Kişisel kanaatim (ne kadar dikkate alınır bilinmez), Nihat GÜDER ile devam edilmesi ve altyapıya olan güvenin sürmesi ve eğer imkanı var ise takıma ağabeylik  yapabilecek  bir iki futbolcu ile Süper Amatör Ligde  bir sonraki sezonun planlaması yapıp BAL'da şampiyon olarak Profesyonel lige dönüş yapılabilmesi,
    Tabi sadece futbolcu, teknik adam ve başkanla bu iş olmaz Lüleburgaz sınırları içinde ticaret yapan, memur olan kısacası Lüleburgaz'dan ekmek yiyen tüm dinamikler harekete geçmesi ve bunun artık MEMLEKET MESELESİ haline gelmesi.
    Son söz, Takımını sonuna kadar destekleyen kardeşlerime siz bu yolda devam edin elbette bir gün bu çile sona erecek inanın buna...

   

Pazartesi, Nisan 4


Deplasmanda alınan 1 puan iyi puan hele ki düşme mücadesi veren rakibine karşı ise çok daha iyi.
Okuduklarıma göre maçın genelinde iyimişiz, Ali Rıza ile öne de geçmişiz fakat beraberlik golünün yeme sebebimizin  rakip karşısında eksik duruma düşmekten kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Artık son düzlüğe girildi Allah sonumuzu hayır etsin. İnşallah düşmeyiz.


kaynak: mackolik.com

Perşembe, Ocak 28

LÜLEBURGAZSPOR 1-0 babaeskispor

Kötü giden sezonda belki şuana kadar olan en iyi şeyler Nihat Hoca'nın geri dönmesi sahamızda babaeskisporu yenmemiz ve averaj ile düşme potasından çıkmamız oldu.

Perşembe, Nisan 30

campione imbattuto


Bir eski zaman hikayesidir. Mahallenin güzel abilerinin kurup sahip çıktığı takım amatör kümede oynar. Sahalar toprak, çoğunlukla çamurdur. Maçlara gitmek için camları sık sık kırılan küçük bir minibüs kullanılır. Yakıt çoğu zaman dert, maç sonu yemekleri ise ekmek arasıdır. Maçtan sonra duş imkanı bulunmaz. Yedek forma götürülemediği için ikinci yarı ıslak formalarla oynanır.  Maç başı ücretler, transfer taksitleri güzel hayallerdir ama adı bile anılmaz. Belki ara sıra cep harçlığı verilir.  Zaten kulübün esas amacı mahalle gençlerini kötü alışkanlıklardan korumaktır.

Bir senaryo başlangıcına benzeyen bu girişte anlatmaya çalıştıklarımın filmi yapıldı. Hemde tam 15 yıl önce. Senaryosunu Önder Çakar’la birlikte yazdığı hikayesini sinamaya uyarlayan Serdar Akar ‘Dar Alanda Kısa Paslaşmalar’ adıyla Türk Sinema tarihinin en önemli futbol filmini çekti. Serdar Akar’ın Esnafspor’un hikayesini anlattığı film 20. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde "En İyi Türk Filmi Ödülü” almış olsada neticede bir kurgudur. Ben ise size gerçek bir hikaye anlatacağım.

Ben size sessiz sedasız kümeye düşen Lüleburgazspor’un hikayesini anlatacağım. Fareler gemiyi birer birer terk ederken birkaç genç ile 10 ay çalışan Nihat Güder’in inancını anlatacağım. Günümüz televizyon endüstirisi sayesinde haftasonu İngiltere Ligi’nden maç izlemek yerine köy kasaba gezenlerin hikayesini anlatacağım.

Hikayeye geçtiğimiz yıldan başlamak isterdim ancak hem neşenizi kaçırmak hemde yer israf etmek istemiyorum. Metin Açıkgöz’ün başkan olduğu kongrenin kulübün elektirikleri kesik olduğu için taş tribünün arkasında gün ışığından faydalanarak yapıldığını belirtmek yeterli olacaktır. Kesin olarak söyleyebilirim ki Metin Açıkgöz Lüleburgazspor’u tarihinin en karanlık günlerinde devralmıştır.  

Allahın işine bakın ki 2003 yılında ilk kez amatöre düşen camiaya sahip çıkan Dr. Metin Küçük’ün ardından 12 yıl sonra bir başka Metin Lüleburgazspor’u uçurumdan aldı.
Futbol takımları kümeye düşebilirler ama yarım asırlık camialar hiçbirşey olmaz. Onlar günün birinde elbet geri döner.

Futbolseverler için bir kriter vardır; çabuk sayılan takım.
Şöyle ki bazı takımlar olur. Hafızalarda yer edinir. Futbol konuşulan ortamlarda herkesin sempatiyle baktığı bu takımın kadrosunu kime sorsanız çabuk çabuk sayar. İnternetten yardım almaz, duraksamaz. Zira o takımı izlemiştir. Her maç için aklında bir hikaye barındırmıştır. Metin – Ali – Feyyaz diye başlayan bir Beşiktaşlı hızlıca Rıza – Şifo – Ulvi – Kadir diye devam eder. Örnekleri çoğaltmak kolaydır. Hakan’ın partneri Arif’tir ve orta sahada Okan – Suat – Emre aradan 15 yıl geçse bile tazedir. Hangi ligde oynarsa oynasın bir futbolseverin çabuk çabuk saydığı takım içine sindirdiği takımdır. Sözün özü takım gibi takımdır.

İşte bizim takım antrenman yapmaya ağustos ayında başladı. Lige 2 ay kala yaz sıcağında terlemeye başlayan bu takım öyle bir takım oldu bahar geldiğinde 8 Kasım stadını tıka basa doldurdu.

Lig ekimde başladı. İlk maç için İstasyona gittiğimizde içimiz biraz burkuldu. Gerçekten amatördeydik ve birbirimize çaktırmamaya çalışssakta bu canımızı çok sıkıyordu.  Lüleburgazspor Kırklareli Sanayispor’u 3-0 yendi. Nasıl bir sezon geçireceğine dair pırıltılar gösterdi ancak her şey o kadar kolay değildi. Bir sonraki hafta Büyükkarıştıran ile 0 – 0 berabere kalan bizim gençler ilk puan kaybını yaşadı.

Kaleci Vedat’ın 2 penaltı birden çıkardığı maçta Pınarhisar’ı 2-1 yenen Lüleburgaz bir sonraki hafta Vize deplasmanında yine kazanamadı. Çamur içinde oynanan bu müsabakayı izlemek için kale arkasındaki yüksekçe bir tepeyi mesken tutan bizler ise nasıl bir sezon geçireceğimize dair ufak ufak fikirler ediniyorduk. Zira kış bastırdıkça işler zorlaştı. Deplasmanların çoğunda maç izleyecek tribün yoktu. Tribün ne kelime bazılarında korner direği, kale filesi yoktu. Her fırsatta gençliğe önem verdiğini söyleyenlerin amatör futbol sahalarına bir çivi bile çakmadığını bizde bu vesile ile öğrendik. Kısmet böyleymiş.

Lüleburgazspor bir sonraki hafta Kırklareli Kayaspor’u 26-0 yendi. Zayıf rakibi bu sonucun ardından ligden çekilme kararı aldı ve sezon sonuna kadar tüm maçlarını 3-0 hükmen kaybetti.
Ligin başıydı ancak havaya girmiştik. Demirköy deplasmanına oldukça kalabalık gittik. Tribünün gençleride bir yolunu bulup gelmişlerdi. Saha çamurdu. Biz yine kale arkasında hakim bir tepede konuşlandık ve 5 güzel gol izledik. 5-1

Kış amatör kümenin şartlarını zorlaştırsada Lüleburgazspor durdurulamıyordu. Demirköy dönüşü kardeş Yıldırımspor’u 3-0 yenen yeşil kırmızılılar bir sonraki hafta 8 Kasım Stadyumu’nda şampiyonluk yolundaki rakibi Evrenspor’a  4 kez santra yaptırdı. Daha sonra sırasıyla Ahmetbey’i, Büyük Mandıra’yı, Pehlivanköy’ü mağlup ederek ilk yarıyı 9 galibiyet 2 beraberlikle kapadı. Henüz yenilmemişti ve hiç yenilmeyecekti.

İkinci yarının ilk maçı Kırklareli Sanayispor deplasmanıydı ve çıkan olaylar nedeni ile yarım kaldı. Kaptan Berkan hastaneye kaldırıldı. Ceyhun ve Vedat darp edildi. Federasyon lütfetti maçı hükmen 3-0 tescilledi. Lakin olaylar çıktığında biz zaten 3-0 öndeydik.

18 ocak günü ilk kez LYFA’da oynadık. Geçtiğimiz hafta maça polis desteği istemekten aciz ASKF çözümü böyle bulmuştu. Aslında fena olmadı Futbol Yıldızları Akademisi hem oynayanlar için hem izleyenler için daha keyifliydi. Ancak maç çok zor geçti. Büyükkarıştıran kapandıkça kapandı. İlk maçta 0 – 0 ile bir puanı kurtaran konuk ekip bu kezde maçı 85. dakikaya kadar getirdi ancak Ergin hesapları bozdu. Babasının ve tribünlerin meşhur Alman futbolcuya benzeterek ‘Reus’ dediği sarışın çocuk şampiyonluk yolunda takımını bir adım daha ileriye taşıdı. 1-0

Lüleburgazspor liderliğini sürdürüyorsa da maçlar giderek zorlaşmaya başladı. Haftalar ilerledikçe stres artıyor rakipler yenilgisiz Lüleburgazspor’u yenmek için –haklı olarak- canla başla çalışıyordu. Pınarhisar deplasmanında işler iyi giderken savunmanın sigortası Deniz oyundan atıldı. 10 dakika içinde 3 gol yiyen bizim gençler dağıldı. Pınarhisar seyircisi kalabalıktı ve hakemi etkilemeyi başarmışlardı. İlk defa kaybedeceğimizi düşünürken bu kez sahneye Uğur çıktı.  94 Dünya Kupasında Hagi’nin Kolombiya’ya attığı gol gibi arka direğe yüksek kesti. Biraz rakip kaleci hata yaptı, biraz rüzgar yardım etti falan derken 3 – 3. Gezegendeki herkes için sıradan ancak sahan kenarında kaldırımda takımını destekleyen 100 kadar Lüleburgazspor taraftarı için unutulmaz bir andı. Saf bir gol sevinciydi. Atan 16 yaşında bir çocuktu ve önce tellere doğru koştu. Gerilmiş sinirler boşaldı teller yıkıldı, sahaya girmeye çalışanlar oldu. Dönüş yolunda yüzümüzdeki salakça gülümsemeyi anlamak için Lüleburgazsporlu olmak gerekir. Yine yenilmemiştik.

Pınarhisar dönüşü Vize’yi 1-0, Demirköy’ü 5-0, Yıldırımspor’u 4-1 yenen bizim gençler iyiden iyiye şampiyonluk havasına girdi. Evrensekiz deplasmanı kupa ile aramızdaki son engeldi ve biz yine sahanın kenarındaki kaldırımdaydık. Bu sefer her seferden daha kalabalık.
Rüzgar inanılmazdı, oynamaya imkan vermedi. Maçın tatil olması bile gündeme geldi ancak hakemin kararı oynama yönündeydi. İki takımında neredeyse bir tek isabetli şut atamadığı bu mücadele bir kör dövüşü misali 0 – 0 bitti.

Lüleburgazspor artık şampiyondu. Ancak henüz 3 maç vardı ve namağlup ünvanını korumak istiyorsa ciddiyeti elden bırakmaya gelmezdi. Bırakmadılar zaten. Ahmetbey Güvenspor’a 4,Büyük Mandıra’ya 3 gol atan kardeşlerimiz artık muhteşem finale hazırdı.

Tribünün gençleri 2 gün 2 gece stadı süslediler. Halktan, esnaftan, kendi cep harçlıklarından yüzlerce meşale satın aldılar. Bezleri boyadılar, bayraklar astılar. Lüleburgazspor 20 yılı aşkın süredir 2. Ligde hiç oynamadı. E peki yaşı 20 bile olmayan bunca Lüleburgazsporlu çocuk nerden çıktı nasıl çıktı diye soracaksınız ? İnanın bende bilmiyorum. Bildiğim tek şey hem onlarla hem sahadakilerle gurur duydum. Lüleburgazlıların ‘İçlerine sinen’ bu takıma nasıl sahip çıktıklarını gördüm. Gurur duydum.

8 Kasım Stadı tarihi günlerinden birini yaşıyordu. Sezon boyunca cep harçlığı namına tek bir lira almamış Lüleburgazspor’un genç kadrosu binlerce insanın huzuruna ‘Namağlup’ ünvanı ile çıktı. Gerçek bir futbol takımı nasıl antrenman yaparsa öyle yapmışlardı. 10 aydan fazladır bu anın hayali ile köy köy gezmiş, çamur içinde futbol oynamış, hatta şiddete maruz kalmışlardı. Bugün ise hem aileleri hem taraftarlar tribünde onlardan sezona yakışan bir final oyunu bekliyordu. Öyle yaptılar. Rakiplerine oyuna tutunma şansı bile vermediler. Tam 5 gol attılar.

Aslanlar gibi koştukları sezonun finalinde bir ödeme aldılar mı bilmiyorum. Ancak elde ettikleri paradan çok daha fazlası. Onlar geçtiğimiz sezon hocası, başkanı, futbolcuları tarafından teker teker terk edilmiş bir takımdan kalan genç adamlardı. Çek yıldız Pavel Nedved  "Eğer bir takım küme düşerse futbolcular gider, adamlar kalır" sözleri ile tanınır. İşte o adamlar 2015 nisanında Lüleburgazspor’u namağlup şampiyon yaptılar.

Tarihe not düşülsün diye yazıyorum;

Lüleburgazspor 2014-2015 futbol sezonunda tarihinde 2. Kez Süper Amatör Kümede mücadele etti.
22 maç oynadı. 18 galibiyet, 4 beraberlik aldı. Hiç yenilmedi.
85 gol attığı sezonda 11 gol yiyerek 58 puanla namağlup şampiyon oldu.

Ayağınıza sağlık gençler !



















Çarşamba, Mart 25

Kapıya kilip vurulma aşamasından Namağlup Şampiyonluğa

48.yılında namağlup şampiyonluk,
50.yılında 3.ligde şampiyonluk,
55.yılında PTT 1.lig mücadelesi
Zor mu? Bence değil
Ama önce
Pazar günü Mandıra Adaspor'da şampiyonluğu alalım.
Herkes Maça



Bastonlular olarak

29 MART PAZAR günü
BÜYÜKMANDIRA'da olacağız.

Cuma, Aralık 12

Ahmet Kazım ERTEM

 
Lüleburgazspor'un 2011 yılındaki başarısının en büyük mimarı Ahmet Kazım ERTEM'e geçmiş olsun diyoruz.
Hocam acil şifalar.
 

Namağlup Şampiyonluk

campione imbattuto

Bir eski zaman hikayesidir. Mahallenin güzel abilerinin kurup sahip çıktığı takım amatör kümede oynar. Sahalar toprak, çoğunlukla çamurdu...