Uzun zaman sonra Lüleburgazspor'un maçını izleme fırsatı yakaladım. Takım hakkındaki bir kaç görüşümü bloga aktarmaya karar verdim.
Öncelikle belirtmek istiyorum ki oyunu karşı sahaya yıkabilen bir Lüleburgazspor yoktu sahada. Bunun yanında alan daraltmaları iyi yapabilen, orta sahayı hızlı geçen bir takım hüviyetindeydi. Fakat rakip ceza sahasının üzerinde eriyip gitti ataklar. Diziliş daha çok savunmayı düşünen mantelitedeydi.
Yeni transferlerde Gökhan Güney (10 numara) pasif santrafor olarak çok yararlı bir futbolcu olabilir. Ama tek dizilişte yararlı olabilir, o da 4-3-3.. Fiziği çok güçlü değil, topla süratli değil ama boş koşuları çok iyiydi. Onun boş koşuları sayesinde takım bir kaç pozisyon yakaladı. İlk yarıda Mehmet Ali'nin (11 numara) yakaladığı pozisyon Gökhan'ın boş koşusu sayesinde oldu. Defansın dengesini fazlasıyla bozdu. Skoru arttırabilirdik fakat Gökhan'ın etrafında oynayan oyuncuların bitiricilikleri o kadar iyi değildi.
Ahmet hocanın taktik planında orta sahanın kalabalık olması hedeflendi sanıyorum. Orta sahada iyi alan daralttı takım. Cabir top kontrolü konusunda biraz daha başarılı olsa Ünyespor'a top göstermezdik. Yine de takım orta sahada mücadeleyi kazanarak Ünyespor'a üstünlük sağlamayı başardı. Bu yüzden defans kurgusu ve kale için tam anlamıyla değerlendirme yapmanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Özellikle kaleci için..
Defansta Menderes sene başından bu yana bizdeymiş. Sakatlığı nedeniyle takımda yer alamıyormuş. Nazarımda bugün sahanın en iyisiydi. Beşiktaş alt yapısından kiralık olarak Lüleburgazspor'a gelmiş. 5 numaralı formasıyla sahadaydı bugün. Her topa çıkışı sağlamdı. Tek hamlelik bir savunmacı değil. Hamleyi yapıyor olmuyor, dönüyor bir daha hamle yapıyor, bir daha, bir daha.. Ta ki topu ele geçirene kadar. Öte yandan fiziği çok güçlü. Bakıyosun çocuk Cristiano Ronaldo gibi, forma üzerinde yırtılacak. Umarım takımda tutmayı başarırlar bu çocuğu. Gelecek vaad ediyor.
Taraftarla aşik atan futbolcuyu sevmem. Görmedim ama söylenenlere göre yönetimi ve takımı protesto edenlere küfür etmiş Yusuf Abdioğlu (4 numara). Yazacak birşey yok hakkında.
Genel anlamda takıma bakacak olursak bana tersti oyun mantalitesi. Ben daha çok paslı oyunları seviyorum. Topla oynayan takımları seviyorum. Orta sahada o kadar iyi organizasyonlar yapamadılar. Daha çok ileriye uzun toplar denedi takım. Gökhan indirdi, Mehmet Ali ve Emre Atalı (9 numara) defansın arkasına sarkmaya çalıştılar. Zaten gol de Emre'nin sağ çaprazdan kale içine girmesiyle, biraz şans yoluyla oldu. Maçın daha başında belliydi böyle olacağı. Golü bulan karambolde bulur ve o golle maçı kazanır demiştim. Nitekim de böyle oldu. Artık önümüzde ki maçlara bakacağız.
Bu arada kızlarımız maçı 4-3 kaybettiler bugün. 2 kırmızı kart görmüşler ve pek de iyi ağırlanmamışlar. Oysa yönetimimiz burada Adanalı yöneticileri iyi ağırlamıştı. Neyse sağlık olsun. Fakat kızlarımız unutmasınlar, biz Lüleburgaz aşıkları olarak, kentimiz için terinin son damlasını dahi formasına akıtan herkesin arkasındayız. Mücadelelerinin farkındayız ve arkasındayız. Her zaman da sizinle olacağız! Kalpler Adana'da Hak Edenin Yanında !
ünyespor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ünyespor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Pazar, Şubat 13
Cuma, Şubat 11
Lüleburgazspor - Ünyespor Maçı Kırklareli'de !!
İğneyi başkasına çuvaldızı kendine batırmak atasözünden yola çıkarak başlamak istiyorum yazıma. Kuşkusuz Türkiye Futbol Federasyonun yaptığı yanlıştır. Ancak; 1967 senesinde kurulan bir kulübün de bir antreman tesisi edinememesi ayıptır.
Antreman zamanlarında mahvolan saha maçlarla birlikte iyice bataklık alanına dönüşmüş olup, ileri zamanlar için de umut vermemektedir. Burada futbol oynamak sporcu sağlığını tehtit etmektedir. Bu ayıp kulübümüzündür. Yıllarca boy gösterdiği profesyonel liglere rağmen, ülkemizin Avrupa'ya açılan kapısı konumunda olmamıza rağmen -D100 karayolu vasıtasıyla- ve ufak çaplı da olsa bir sanayi bölgesi olmamıza rağmen hala bir antreman tesisine sahip değiliz. Burada ayıp kimindir, orası tartışılır. Yıllarca kulübün başında olup da günlük başarılarla yetinen yöneticilerin mi yoksa yerel yönetimlerin mi ?
Şuan bir çim sahamız var demek doğru değil nazarımda. Çünkü bir toprak sahaya sahibiz. Hatırlarsınız ki iki hafta önce zeminin futbol oynamaya müsait olmaması sebebiyle Lüleburgazspor - Hayatspor mücadelesi ertelenmişti. Geçen iki haftalık sürede saha futbol oynamaya müsait bir toprak saha halini aldı. Bu şartlar altında federasyonun maçı 8 Kasım Stadında oynatması doğru değildi. Bu konuda hepimiz hemfikiriz. Fakat; tribünlerinde 90 dakika küfür yediğimiz bir kulübün sahasına verilmesi de bir o kadar saçma oldu. Bu da iğne kısmı olsun.
Çuvaldızdan devam...
Şimdi efendim.. Yıllarca Trakya içinde takımlar birbirine köstek olmak için yarışmışlardır. Edirnespor süper ligin kapısından dönerken kıskanılmıştır, Lüleburgazspor Türkiye kupasında yükselirken kıskanılmıştır, Çorluspor kimse yokken profesyonel liglerde olduğu için kıskanılmıştır vs vs. Bu kıskançlıklar vesilesi ile takımlar birbirinin ardından kuyu kazmışlardır. Bu sadece kulüplerin çekişmesi değil taraftarların çekişmesi halini de almıştır. Bu çekişmeler kan dökmeye kadar ilerlemiştir. Lüleburgazspor ile Kırklarelispor arasında zamanında insanların yaralandığı maçlar oynanmıştır.
İğne...
Hadi bütün bunları bir kenara koyalım. Kırklarelispor kulüp başkanı sayın Volkan CAN ile yapılan bir röportajda başkan "Lüleburgazspor taraftarının amatör Kırklareli diye bağırması bize hırs yaptırmış ve profesyonel liglere çıkmamıza sebep olmuştur" açıklamasında bulunmuştur. Bu röportaj maçın Kırklareli Atatürk Stadına verilmesine engel teşkil etmiyor mu ? Eğer etmiyorsa ki etmediği maçın verilmesinden çok net görülüyor, yeni çıkacak sporda şiddet yasasına örnek olarak gösterilebilecek olaylar mı aranmaktadır ?
Futbolun ülkemizde edindiği misyonlardan bir tanesi de insanları sporun centilmenlik çatısı altında birleştirmek değil midir ? Eğer öyleyse bu maçı Kırklareli'de oynatmak hangi akla mantığa hizmet eder ?
İğne...
Son zamanlarda her yere stat sözleri verilmeye başlandı. Bursa'ya, Antalya'ya, Afyon'a, Trabzon'a, Manisa'ya, Kayseri'ye 2. stat vs vs.. Şimdiye kadar dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama medyada adı geçen şehirler arasında Trakya'dan bir şehir yok. Trakya takımlarının oynadığı sahalar çamur deryası iken, tribün kapasiteleri 1500-5300 arasında değişirken Trakya'dan bir şehir yok. Hadi bizim antreman tesisimiz yok, bu bizim ayıbımız. Peki ya statlar kimin ayıbı ?
Kıssadan hisse...
Bu da unutulmuş Trakya'dan bir sitem olsun. Yıllarca bizi unutanları biz de unuttuk. Bizim unuttuklarımızı Türkiye unuttu.
Şimdi gönül rahatlığı ile verin maçı Kırklareli Atatürk'e..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Namağlup Şampiyonluk
campione imbattuto
Bir eski zaman hikayesidir. Mahallenin güzel abilerinin kurup sahip çıktığı takım amatör kümede oynar. Sahalar toprak, çoğunlukla çamurdu...
-
Rakip nispeten bizden daha güçsüz durumda olan Yalova temsilcisi Kadıköyspor. 3 puanı alalım nefes alalım. Hadi yarın herkes 8 Kasım Ar...
-
Kırklareli Süper Amatör Ligi'nde 2024-2025 sezonu 20 Ekimde başlıyor. İlk hafta da deplasmanda Vizespor ile oynayacak olan Lüleb...
-
Rakip ezeli rakip Keşanspor, bu sene Bölgesel Amatör Lig'e yeni çıktılar. Geçmişte çok kez Profesyonel Liglerde karşılaşmışlığımız v...