Cumartesi, Mart 19

İstanbulspor-LÜLEBURGAZSPOR

İstanbulspor - LÜLEBURGAZSPOR

20 Mart 2011 Saat 13:30

Bahçelievler İl Özel İdare Stadı


Rakip İstanbul'un takımı İstanbulspor ilk maçta kendi evimizde rahat bir galibiyet aldık bu maçta da eğer play-off sa hedefimiz mutlak kazanmamız gerekir.
Kısmetse geliyoruz. Kenan bize tribünden el salla :)

Cumartesi, Mart 12

Derby Della Capitale

Yine önümüzde bir derbi, yine Derby Della Capitale...



Dünyanın en uzlaşılmaz derbisi olduğunu bir çoğumuz biliyoruz. Kendi futbolcusunu ıslıklayacak kadar birbirinden nefret eden iki takımın mücadelesi bu derbi. Diğer derbilerden ayrıldığı nokta işte burası.

Kasedi çok fazla geriye sarmaya gerek yok. Geçen sene Lazio - İnter maçına bir göz atalım.
Gerek maç öncesi yaptıkları açıklamalar gerekse de maç içinde gösterdikleri reaksiyon, ohh nooo pankartı. Roma şampiyon olmasın da kim olursa olsun tavrı derby della capitale'nin iki takım için önemini anlatıyor.



Maç 13 Mart 2011 tarihinde saat 16:00'da oynanacak.
Daha önceki bir derbide bu maç hakkında yazmıştım. Onu da buradan okuyabilirsiniz.

Tribün Dergi Derby Della Capitale'de..

**Blogspot'un mahkeme kararı ile engellenmesi bizi de etkileyecek. Bu yüzden yazı girme konusunda kararsızdım. Ama girmiş olalım, devam edelim blogumuza. Dns ayarlarınızı değiştirerek kolayca bize ulaşabilirsiniz.

Cumartesi, Şubat 26

Bozbaykuşlar


Bir önceki yazıda Mucci bizden istenen taraftar profilini güzel bir şekilde anlatmış.

Benim istediğim taraftar profili de bu be abi.

Selam olsun size Bozbaykuşlar


(resim HTspor'dan alındı)

Cuma, Şubat 25

İstenen Taraftar Profili

Tribünlerimizin Avrupa tribünlerine döndürülmeye çalışıldığı şu dönemde Avrupa futboluyla mücadele edecek gücü kulüplerimiz bulamıyorlar. Sahada izletilen futbolla istenilen seyirci profili arasında tezat oldukça fazla. Futbol Dünya üzerinde her yerde bir eğlence iken bizdeyse farklı bir pozisyonda. Hafta sonu eğlencensinden daha çok yaşam tarzı. Tuttuğumuz takımlar yaşamsal faaliyetler arasına girmiştir desek pek fazla abartmış olmayız. Çünkü bir insan tuttuğu takımla anılır ülkemizde.

Örneğin Fenerbahçenin yenildiği bir hafta sonrasında bir Fenerbahçeli dışarı çıktığında diğer takım taraftarları tarafından alay konusu olur. Galatasaraylılar ve Beşiktaşlılar ve ya herhangi bir takımı tutan kişinin yenilgi sonra alay konusu olması zor rastlanan bir durum olmaktan çıkmıştır. Çıkmıştır çıkmasına da şimdi de ingiliz tribün kültürü empoze edilmeye çalışılıyor. Yani deniyor ki; 
Sahalarımızda meşale, küfür, pankart istemiyoruz. Biraz daha uğraşılıp kararlar alınırsa emin olun bu da gürültü olacaktır, stadlara bağırmak için gelenler içeriye sokulmayacaktır. Küfürü istememelerini herkes anlayışla karşılıyor, karşılamak zorunda çünkü gerçekten hoş bir şey değil. Ama stadlara meşale ve ya pankart sokmamak ne demek ?

Avrupa kupası maçı izlediğimizde spikerlerimiz ballandıra ballandıra anlatırlar meşale görüntülerini. Pankarlarla yapılan kareo organizasyonlarını takdire şayan bulurlar ve ardı ardına kurdukları övgü cümleleri kesilmez. Ama Türkiye stadlarında bir meşale yakılsın yer yerinden oynar. Oynatılır medya tarafından. Ertesi gün gazetelerde manşetten verilir. Adı konulmuştur bile " Futbol Teröristleri " ! Televizyonlar son dakika haberi olarak geçerler " Futbol teröristleri yine iş başında " ! Bazı stadlara pankart sokulamaz bile.

Çok istenen ingiliz kültürü yani bizden istenen nedir bir göz atalım. Stadlar tamamen dolu olacak, herkes koltuğunda oturup maçını izleyecek, her hangi bir yanıcı madde, kesici madde stadlara sokulmayacak. Herkes maçları büyük bir keyifle izleyecek ve evine dönecek. Maç içersinde birasını yudumlayarak keyfine varacak. mı ? Tabiki yudumlayamayacak o sadece ingilizlere. Kaba taslak bakarsak ingilizler maçlarını bu şekilde izliyorlar. 
Peki bilet fiyatı ? 
Örneğin bu gece Manchester United ile Tottenham maçı için bilet fiyatları şu şekilde; 

Category 2: (£35.00) 
Category 1: (£39.00) 
Away Section: (£65.00)
Vip Gold: (£99.00) 

Ayrıca İngilterede asgari ücretin saati £5.
Bir de bize bakalım Fenerbahçeyi ele alalım. En ucuz bilet fiyatı 44 TL ve 1 saatlik asgari ücret 2TL.

Manchester kentinde yaşayan bir Manchester United taraftarının maça gidebilmesi için 7 saat çalışması gerekirken, bir Fenerbahçe taraftarının 22 saat çalışması gerekmektedir. Bir Man UTD - Tottenham maçında alacağınız zevk ile bir Fenerbahçe - Kasımpaşa maçında alcağınız zevki siz kıyaslayın. Keza bira da içemeyeceksiniz. Pankartı ve meşaleyi onlarda sokmuyorlar zaten. Hadi ingiliz sistemine geçirsinler bizi.

Kültür arasında farkı görmezden gelerek sadece daha az hasarlı diye insanları uygun olmadıkları bir ortam içerisine sokmaya çalışan, halkımızın kafasına uygun olmayan fikirleri hiç bir şartı olgunlaştırmadan, liglerimizde oynanan futbolu belirli bir düzeye çekmeden, sadece siz istiyorsunuz diye empoze edemezsiniz. Bazı düzenlemeler olmalı evet, ama bu karşılıklı olmalıdır. Sadece bizim değil sizin de çalışmanız gerekmektedir ey Türkiye Futbol Federasyonu !


Bu yazıyı da eski bloğumda 2009 yılının son ayında yazmışım.  Bir de siz bakın bakalım değişen bir şey var mı ? Şu günlerde derbi maçlarına 100TL fiyat çekiliyor.

Yeşil-Kırmızı : Ternana



Ternana Calcio kulübü 1925 yılında Umbria kentinde kuruldu. Yeşil kırmızılılar iki sezon Serie A'da oynama başarısı göstermesine karşın şu günlerde Serie C'de çöküşün ortasındalar. 

Darlington FC adıyla kurulan Ternana geçen yüz yılın ilk yıllarında temeline dönmüştür.1972-1973, 1974-1975 yıllarında Serie A'da mücadele eden Ternana 21 kez de Serie B'de mücale etmiştir.

Kulüp tarihinde sansasyon yaratacak olaylar meydana gelmiştir. Salernito ile Libero Liberati stadında oynanacak maça hakemler ve takımlar gelmiş fakat stadın kapıları bir türlü açılamamıştır. Bunun üzerine hakem maçın skorunu hükmen 3-0 Salernito lehine tayin etmiştir. Başına böyle bir şey gelmiş tek takımdır herhalde Ternana.



Takım ile özdeşleşmiş en önemli oyuncu Fabrizio Miccoli'dir. 1998-2002 yıllarında Ternana takımında forma giyen Miccoli yıldızını Ternana'da parlatarak Juventus'a transfer olup kente adını altın harflerle yazdırmıştır. Miccoli'nin haricinde Corrado Grabbi ve Luiz Jimenez gibi oyuncular da yeşil kırmızılı formayı terletmişlerdir. Graddo, Juventus, Blackburn Rovers ve bir çok Serie A takımı forması giyerken Jimenez, Ternana'dan Lazio'ya ordan da İnter'e transfer olmuştur ve hala İntr forması giyemektedir.



Tribünlerinde red boys, freak brothers, rossoverdi olmak üzere 3 ayrı grup barındıran Ternana, genel olarak kentin sol görüş ağırlığını tribünlerinde de politik pankartlarla gösteriyor. Sol görüş olarak Livorno ile birlikte önemli bir yere sahip olmuş tribün. Atalnta tribünleri ile dostlukları var hatta bu dostluğu görsellere yansıtıyorlar.



Bu sezon toplarlanan takım şuan da Serie C1/B grubunda 14 maçta topladığı 27 puanla Verona'nın ardından 2. sırada bulunuyor. Maçlarını 20,000 kapasiteli Libero Liberati stadında oynayan takımın eski günlerine dönerek en azından Serie B'de oynamasını sadece ben değil tribünlere önem veren bütün futbol severler istiyordur.


2009

Yeşil-Kırmızı : CS Sedan

İnternette dolaşırken eski bloğuma denk geldim. Buraya yazmaya başlamadan önce orada tek başıma yazıyordum. Buraya gelmeden önce başladığım bir araştırma vardı; Lüleburgazspor'un renkdaş takımlarını inceliyordum. Onları buraya kopyalayayım, kaldığım yerden devam edeyim.





Yeşil kırmızılı kulüp 1919 yılından bu yana Fransa liglerindeki mücadelesini sürdürüyor. Ardennes kentinde kurulmuş olması kulübe, kentin yapısındaki disiplin, dayanışma ve mücadeleci ruhun aktarılmasını sağlamıştır. Bu özelliklere bağlı olarak en parlak yıllarını yaşamıştır Sedan.

1950-1960 yıllarındaki parlak performansını uzun süre sürdüren takım iddialı takımlar arasında yer almıştır. 1990'ların sonunda düşüşe geçmeye başlayan CS Sedan şuan Ligue 2'de yer alıyor ve kötü gidişini devam ettiriyor. 16 maçta topladığı 18 puanla 16. sırada yer alıyor.




Kulübün tarihinde önemli yer edinmiş bir çok futbolcu bulunuyor. Pierre Bernard ve René Charrier (kaleci), José Broissard Daniel Carroll, Bernard Chiarelli, Max Fulgenzi Yves Herbet, Yves Mariot , Maryan Synakowski Pierre Michelin, Oliver Celestin, Luc Sonor Marius Walter, Michel Watteau ve Roger Lemerre kadrosuyla 15 yıl boyunca Fransa liginde başarılı olmuş fakat şampiyonluk ipini bir türlü göğüsleyememiştir.

Büyük bir kulüp kurmak amacıyla girişimlerde bulunularak kurulan CS Sedan kulübü zaman zaman Fransa Ligue 1'in önemli kulüplerinden birisi olmayı başarmıştır. Ama ülkenin majör takımları arasına bir türlü girememiştir. 1950 yılında Fransa kupasında çeyrek final oynayan Sedan zamanın en önemli takımlarından biri olan Reims'e yenilerek kupadan elenmiştir.




Maçlarını 23,189 koltuk kapasiteli Stade Louis Dugauguez stadyumunda oynuyorlar. Stadyum 2000 yılında inşa edilmiştir. Kulübün armasında domuz resmi var, pek bir şey bulamadım ama domuzlar diye mi aanılıyor acaba.

2009

Namağlup Şampiyonluk

campione imbattuto

Bir eski zaman hikayesidir. Mahallenin güzel abilerinin kurup sahip çıktığı takım amatör kümede oynar. Sahalar toprak, çoğunlukla çamurdu...