Pazar, Şubat 14


14.02.2010 13:30
Bayrampaşa - Nilüfer Bld.
Çerkezköy Bld. - Gaziosmanpaşa
Ev sahibi takımlardan puan veya puanlar bekliyorum.Başarılar.
edit: Bayrampaşa 1-1 Nilüfer Bld.
Çerkezköy 0-3 Gaziosmanpaşa

Cuma, Şubat 12

Adam değilSİN ANcak ötersin.


Yıldırım Demirören'i desteklediğini belirten Engin, ayrıca, "Yıldırım Demirören'i dışarıdan destekliyorum. Kulüpte görev almak istersem alırım da. Görevimi kendim bırakmıştım zaten, yönetimi dışarıdan desteklemeye devam edeceğim" dedi.
Ya sen ne yüzsüz herifsin.Başımızdaki yetmiyormuş gibi bir de sen.Bıktık ulan senden rahat bırak bizi.
(resim Ekşi Beşiktaş'tan)

Pazar, Şubat 7

Tarlada 2 çeker


Yağmurlu havada oynandığı için sahamızın muhteşem(!) zemini sürülmeye hazır tarla görünümündeydi.

Maçtan çok iyi futbol beklemiyorduk.Mücade eden, ayakta kalan maçı alırdı.Karşımızda şuana kadar oynadığımız 5 maçta da yendiğimiz hatta gol bile yemediğimiz Oyak Renault.

Maça çok iyi başlamadık zeminin ağır olmasından dolayı topa iki takımda hakim olamadı. 30 veya 35. dk gibi Halil İbrahim'in sakatlanıp çıkması yerine de maçın adamı Deniz'in girmesi topu kale önüne taşıma konusunda sıkıntılarımızı giderdi.İkinci yarının ilk 10 dk sı içinde kale önüne yapılan yerden ortanın suya çakılması ve Deniz'in önünde kalmasıyla 1-0 öne geçtik.Ali Erdem'in çıkıp yerine 78 numaralı Galatasaray A2 takımından alınan Ufuk'ın oyuna girmesi orta sahanın hakimiyetini elimize geçmesini sağladı.Daha diri bir ortasaha ile yüklenen Lüleburgazspor ikinci golü yine bir karambol pozisyonda Deniz'in vurduğu topa Oyaklı oyuncuya çarpması topu kaleye gönderdi.

Bugün özellikle iki stoper Tolga ve Emrah ilk defa birbirleriyle oynamasına rağmen iyi iş çıkardılar.Ufuk Muhtar'da genç ve yetenekli. Son dakikalarda oyuna giren Samet Okumuş fizik itibariyle daha hazır değil ama geçmişinde bir Fenerbahçe macerası var, iyi olabileceği kanaatindeyim.

Ara transfer döneminde yapılan transferler iyi gibi duruyor.İnşallah bu oyuncular 6 ay sonra tam takıma alışmışken gönderilmez.

Bir paragrafta Ali Erdem Avuncaner'e ayırayım. Talha gittikten sonra ilk 11'de daha çok yer bulmaya başlayan Ali Erdem, tam olarak istenilen kıvama gelmedi. İyi veya kötü olması önemli değil. Bugünkü maçta herkes canla başla mücadelesini verirken O, 1 metre önünden geçen topa hamle bile yapamıyor, ikili mücadelerle bir omuzluk canı var, valla yerine oyuna giren 91 doğumlu Ufuk, ikili mücadelerde daha fazla ayakta kaldı.

Haftaya bay geçiyoruz.Puan farkı 7'ye düştü.Haftaya Çerkezköy ve Bayrampaşa'ya başarılar diliyoruz.

Cumartesi, Şubat 6

Gazla değil benzinle çalışırız.

Lüleburgazspor - Oyak Renault

07.02.2010 saat: 13:30


Küçük Takım Tutmak

Başlıktan dolayı hemen çullanmayın üstüme. Küçük takım dediysem ekonomik anlamda.

Mesela Lüleburgazspor.

Kulüp değeri 1M €'yu bulmayan bir takım olan Lüleburgazspor taraftarı olarak diğer takımlarla karşılaştırma yaparız kendimizce.

Deriz ki: Bu takım niye 2.lige çıkmıyor, çıkarılmak istenmiyor. Ya da "yav abi para yok nereye çıkacak. "

Evet para yoktur. Neden yoktur?

1- Stadın kapasitesi küçüktür, bilet fiyatları yüksek tutulur. Süper ligte bile 1 TL bilet fiyatları sunan kulüpler varken 3. lig maçına 20 tl bilet fiyatı biçildiği görülmüştür.

2-Sponsorluk geliri hiç denecek kadar azdır. Hatta yoktur.. Hatır gönül ilişkisine forma reklamı alınır. Yapılan anlaşmayı sadece kulüp yönetimi bilir.

3-Bilet dışında kulübe gelir getirecek bir sistemin olmaması.

Daha da arttırılabilir, fakat bu üç neden önemli -en azından benim için-..

Şimdi nasıl yapılırsa güzel olur.Tekrar söylüyorum bu benim fikrim.

Birinci maddede stadın kapasitesi küçük olabilir demiştik.Şimdi diyeceksiniz ki; Ya zaten kaç kişi geliyor ki stada yeter bu. Evet bunu geçen sene gördük. Kulübün yediği para cezalarının %70 i merdiven boşluğuna oturulmasından dolayı. Mesela güzel bir planlama ile kale arkalarına yapılacak portatif tribünle bunu aşabiliriz. Bu tribünü yaparken sponsor bir firma bulmak ve bu tribüne onun ismini vermek lazım. Örnek Antalyaspor'un Adopen Tribünü gibi.

Asıl en önemli madde bu: Sponsor.

Lüleburgaz esnafı,fabrika sahibi, önde gelenleri Lüleburgaz için elini cebine atmıyor. Bu konu da herkes hemfikirdir. En basiti bir forma reklamımız bile yok. Bundan dolayı hala azıcık sivrilen oyuncuyu satıyoruz. Sonra yerine oyuncu alıyoruz, uyum süreci derken sezon bitiyor. Sezon başlıyor aldığımız oyuncu sivrilyor, satıyoruz, yerine oyuncu alıyoruz... Bu kısır döndü devam ediyor. Kazanan aslında Lüleburgazspor gibi gözükse de kimsenin kazançlı çıktığı yok çünkü bu yapılanların hepsi kısa vadede sonuç veriyor. Uzun vadede kulübün kasasına ya da itibarına yansıyan bir olay olmuyor. Kimseyi suçlamıyorum çünkü eğer bir geliriniz yoksa bunu yapmak zorunda.

İşte burdan da 3. maddeye geçiyoruz.Kulüp sadece dışarıdan sağlanan geliri biletle karşılıyor.

Kulüp adına tesisleşme denilerek bir halı saha faaliyete geçirildi. Lakin diğer halı sahalar ile yarışacak düzeyde değil.. Örneğin diğer bir halı sahanın servisi var, evden alıp eve bırakıyor. Bu durum bir çok kişi için tercih sebebi. Hizmet sunan işletmelerde müşteri ile ilişkiler oldukça önemlidir. Durum böyle olunca beklenen gelirler sağlanamıyor.

Kulüp yönetmek futbolcu alıp satmak değildir. Futbolcu alıp satarken, elle tutulur somut adımlar atabilmektir. Sizce halı sahanın elle tutulur bir yanı var mı ? Lüleburgazspora bir gelir sağlamadığı müddetçe yok.. Olmayacak da! Bunun yerine aynı para harcanarak daha fazla gelir elde edilecek bir yer yapılabilir miydi ? Bence yapılabilirdi.

Pek fazla araştırma yapmaya gerek yok halı saha maliyeti ne kadardır diye.. Oldukça fazla olduğunu biliyoruz. Bunun yerine bir gençlik merkezi yapılsa yaklaşık olarak aynı giderde olacağını düşünüyorum. Burada sadece kahvehane kültürü değil, gençlerin eğlenebileceği bir mekan olsaydı bence Lüleburgazspor daha fazla kazanırdı. Bu benim ilk aklıma gelendi ve sizler en iyisini yapmakla yükümlüsünüz kulüp yöneticileri olarak.

Zaman oldukça farklı.. 1990 model yöneticilerin futbol kulüplerinde iş yapabileceği zamanlar değil doğruyu söylemek gerekirse. Zaman kurumsallaşma zamanı ve acilen gerçekleştirilmesi gereken bir husustur bu.. Kulüplerin, kişilerin tekelinde olduğu sürece batmaya doğru sürüklendiklerini görüyoruz. Bundan 10-15 sene öncesine kadar Süper ligte olan takımlar bir bir küme düşüyorlar. Amatör kümeye kadar inen takımlar var. Bir an önce yapılanmalısınız ve küçük ekonomili bir takım olmaktan kurtarmalısınız Lüleburgazspor'u.

Perşembe, Şubat 4

Yorumsuz!!!


LÜLEBURGAZSPOR Kulübünün, 31.01.2010 tarihinde oynanan ÇERKEZKÖY BLD.SPOR - LÜLEBURGAZSPOR 3. Lig 1.grup futbol müsabakasında, takım halinde sportmenliğe aykırı hareket nedeniyle takdiren 1.800.-TL PARA CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada LÜLEBURGAZSPOR Kulübü teknik sorumlusu AHMET KAZIM ERTEM'in, müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 1 RESMİ MÜSABAKADA SOYUNMA ODASINA VE YEDEK KULÜBESİNE GİRİŞ YASAĞI CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada LÜLEBURGAZSPOR Kulübü sporcusu ATİLLA KAÇAN'ın, müsabaka hakemine yönelik sportmenliğe aykırı hareketi nedeniyle takdiren 2 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,

Aynı müsabakada LÜLEBURGAZSPOR Kulübü sporcusu MEHMET KÖMÜRCÜ'nün, rakip takım oyuncusuna yönelik kural dışı hareketi nedeniyle takdiren 3 RESMİ MÜSABAKADAN MEN CEZASI ile cezalandırılmasına,

Salı, Şubat 2

yetmez!!


Biliyorum baban çok zengin senin.

Bindin üstümüze 6 senedir.Vurdun kırbacı vurdun.

Ne takım kaldı ne taraftar.

Duydum ki 3 sene daha varmışsın.

İçimize nifak tohumları ektin.Şimdi de hasadını yapıyorsun.

Namağlup Şampiyonluk

campione imbattuto

Bir eski zaman hikayesidir. Mahallenin güzel abilerinin kurup sahip çıktığı takım amatör kümede oynar. Sahalar toprak, çoğunlukla çamurdu...